• 18.04.2021 22:19
  • (1)

Devlet ve devletin görevleri denince, vergi toplayan tahsildar, suçluları yakalayan jandarma, ithalat ve ihracat yapan tüccar, satış yerleri, üretim yerleri ve hastaneler açarak kâr amacı güden şirket akla gelmemelidir.
Devlet, milletin babasıdır, millet için vardır. Her bakımdan milletin sigortasıdır. Yani devlet, her konuda, her yaşta vatandaşların garantisi ve güvencesidir. Siyasi bir teşekkül olarak da milletin iç ve dış düşmanlarına karşı güvenliği sağlar, refahı temin eder. Milletin maddi ve manevi varlığını koruyarak milleti yüceltir.

Doğru tanım ve doğru tespit. Bu tanımdan yola çıkarak assonra yazacağım sorun için kimlerin harekete geçmesi gerektiğine onlar karar verecek.

Son günlerde Düzce kamooyun da Düzce nin duayen gazetecisi Fatih Maradit in “DÜZCE İÇİN ÖNEMLİ BİR ÇAĞRI” başlığıyla yazdığı bir yazı dilden dile dolaşıyor,

Haberi okumayanlar için sayın Maradit in kaleminden kısa bir özet geçiyorum;

Şimdi yine kanser hastaları için atılacak önemli bir adım daha var.

   Bir Radyoterapi, yani ışınla tedavi merkezinin Düzce’ye kazandırılması.

   Kanser hastalarının radyoterapi tedavisi almak için her gün yine Sakarya veya Kocaeli’ne gitmeleri gerekiyor..

   Düşünün, o durumda bir hastayı, yanında bir refakatçiyle, her gün buradan Sakarya veya Kocaeli’ne göndereceksiniz.

   Yaz-kış, yağmur-çamur demeden, hasta hasta her gün bu yolu gidip gelecekler.

   Araçları varsa; en yakın Sakarya’daki hastaneye en çabuk 1,5 saatte varırlar. Bir saat orada oyalansalar1,5 saat de dönüşü hesaplarsanız, en iyi ihtimalle 4 saat yollarda çile çekiyor bu hastalar.

   Tabi araçları varsa!.. Araçları yoksa bu süre ikiye katlanıyor!..

   Emin olun; yakınlarından kanser hastalığı tedavisi görenler, beni çok iyi anlayacaktır..

Konu önemli, konu acılı, konu dertli…bu konudaki hassasiyetinden ve görmediğimizi gördüğü için sayın Maradit e teşekkür ediyorum.

Parası olana herşey rahat sözü geldi aklıma zaten yukarıda da belitmiş aracın varsa cebindede paran varsa acın bir nebze olsun hafifliyor ama ya paran yoksa!!!

Derde düşmeyen çilesini bilmez yada ateş düştüğü yeri yakar gibi birçok cümle kurabiliriz bu konuda, sorun cümle kurmak değil derde nasıl ortak oluruz ve bu acı hikayede nasıl çözümcül rol oynarız olsa gerek.

Bunun cevabını da vermiş usta gazeteci, hemen çözüm olarakta sunmuş;

Şimdi ben buradan, bu konudaki ilk çağrımı yapıyorum.. Bu konuda adım atıp, bu ilk çağrıma cevap verenlere şimdiden teşekkür ederim..

   Başta; Düzce Valisi Cevdet Atay, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Düzce Milletvekili Ayşe Keşir ve Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar olmak üzere, diğer Düzce Milletvekillerine, Siyasi Partilerin Temsilcilerine, Sağlık Müdürü ve Hastane Başhekimlerine, STK’lara, kentimizin ileri gelenlerine ve basın mensubu meslektaşlarıma birinci çağrımdır;

   Düzce’de bir Radyoterapi Merkezi kurulması, Düzce ve Batı Karadeniz Bölgesi adına yapılacak en önemli hizmetlerden biridir.

   Çok ama çok önemli bir yatırımdır.

   En önemlisi; böylesi güzel bir ayda, inanın en büyük sevaptır.

   Gelin birlik olalım..

   Oraya-buraya çekmeyelim..

   Bahanelere sığınmayalım..

   “Büyük yatırım, Düzce’ye fazla, kendini kurtarmaz, izin almamız mümkün değil” falan diyerek, gözümüzü korkutmalarına izin vermeyelim..

Devlet vatandaşını çaresiz bırakmaz, Devletin birinci görevi vatandaşının sağlığı için mücadele etmektir. Düzce için atılacak bu adımda bizde varız. Kamuoyu önünde söz veriyoruz ki bu konunun yakın takipçisi olacağız.

Tüm hastalarımıza acil şifalar diliyorum

Saygılarımla…